Lider Yönetici



Personel yönetiminin hâkim olduğu yıllarda; üzerinize yapabileceğinizden fazla iş yükleyen, iş başı saatinizi söyleyen ama ne zaman çıkabileceğinizi söylemeyen, izin kullanmak için bile önünde el pençe divan durup kendisini tatmin edecek sebepler sıralamak için didindiğiniz, işinizi iyi yaptığınızda iyi olan ama olumsuz bir durumla karşılaştığında hakaret etmeye çekinmeyen personel müdürleri vardı. O yıllarda müşteri şimdiki kadar veli nimet değildi. Çünkü müşterinin de gidebileceği yerler sınırlıydı.

Yıllar geçti, alternatifler çoğaldı, kurumsal firmalar ortaya çıktı ve kurumsal firmalarla rekabet edebilmek, satış odaklı işyerleri için bir hayli zor olmaya başlamıştı. Sebebi ise kurumsal firmaların personellerine verdiği hizmet odaklı eğitimlerdi. Bu eğitimler sayesinde personeller kendilerine değer verildiğini hissetmeye başlamıştı. Artık işyerinde bulunan hesap makinesinden farklı olduğunun bilincindeydi. Bununla birlikte çalışma şartlarının da daha insancıl olduğunun farkındaydılar. Ve bu şartlarda çok mutlu ve motive çalışan personeller sayesinde müşteriler de kendilerini değerli hissetmeye başlamışlardı.

Şartlar böyle olunca her işveren kendini revize etmek zorunda kalmış, edemeyenler de pazardan silinmişlerdi. İşte tam bu anlayışta o personel müdürlerinin yerini Lider Yöneticiler almıştır. Sevilen bir yönetici olmak için yapılması gerekenler belli; personele açık ve net ol, onlara iyi davran, onlarla arkadaş ol, onları sev ve onların da seni sevmelerini sağla, adil ol, kimseyi kayırma…vs. Peki nedir bu liderlik? Ne yapabiliriz lider olabilmek için? Her yönetici lider olabilir mi?


Hemen belirteyim liderlik güzel söz söyleme, en önde gitme, en başta oturma, şirketi temsil etme, havalı, karizmatik görünme değildir.


Liderin varlık nedeni, bir şirketin bir hedefe doğru yaptığı yolculuktur. Liderin varlık nedeni, insanlara hizmettir. Yerinde duran, bir yol kat etmeyen şirketlerin ya da bir ekibin lidere ihtiyacı yoktur. Liderler, değişim için vardır. Değişimi yönetmek için vardır. Liderin amacı ekibin ya da şirketin daha iyi bir seviyeye ulaşmasını sağlamaktır. Liderlik, bir insanın kendisi için değil, ait olduğu ekibin ya da şirketin çıkarları için hizmet etmesi demektir.

Liderlerin bir iş yapması için kendisine yetki verilmesine ihtiyacı yoktur. Liderlik; bir göreve atanmak değil, sorumluluk üstlenmek ve inisiyatif kullanmaktır. Kadın ya da erkek, yüksek ya da düşük eğitimli, genç ya da olgun fark etmez. Liderde bulunması gereken en büyük özellik karakter bütünlüğüdür. Liderlik, insanın karşısına çıkan engelleri aşarken öğrendiklerinin bütünüdür.

Lider, insanların ne hissettiklerini anlar, onlarla duygusal bağ kurar, onları motive eder, ikna eder ve bir hedefe yönlendirir. Ve böylelikle zorlayıcı değil, gönüllü katılım sağlar. İnsanların önünde yürümez, onların kendi yanında olmaları konusunda motivasyon sağlar. Unutmayın ki; paranın satın alamayacağı başarılar, ancak bu derinlik barındıran ilişkilerle mümkün olur.

Liderin; oyunun kurallarını sürekli değiştiriyor olması, personeller tarafından önceden öngörülemeyeceği için verimlilik düşer. Bu sebeple lider inisiyatif alır, sorumluluk alır ama ilkelere de bağlı kalır. İlkelere bağlı kalmak, ayrımcılığı ortadan kaldırır, adaleti ve güveni sağlar.

Lider, insanların yön bulmasına rehberlik eder. İnsanlar liderlerine bakarak yön bulurlar ve onun ayak izlerini takip ederler. Lider, yetenekli insanları keşfeder, onların gelişimlerine katkı sağlar. Herkesin kendini geliştirebileceği bir ortam hazırlar.

Liderin aklı sorunlar üzerine değil, çözümler üzerine çalışır. İyimserlik, liderin doğasında vardır. Liderin başarısının ölçüsü; alkış almak değil etkili olmak ve sonuçtur.


Ve Barack Obama’nın yemin törenini yöneten Rick Warren’den bir alıntı ile bu yazımı sonlandırıyorum.

"Bir liderin kendisine sorması gereken en önemli soru, nelere sahip olduğu değil, sahip olduklarıyla neler yaptığıdır.”



18 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör